hamilelikle ilgili - bi bakın neler var burda!! bebekler hakkında bilmeniz gerekenler, netten bulduğum ve benim yaptığım bebek örgüleri , hamilelik daha neler var nelerr - Blogcu



ANLATAMIYORUM GALİBA BAZI ZİYARETÇİLERE KEŞKE YAPILIŞLARINI BİLSEM MODELLERİN :( YOKSA PAYLAŞMAZMIYIMMM !!!!




Sana doğru bir kelebek uçurdum, dağları denizleri aştı seni buldu, yanağına ufacık bir öpücük kondurdu.

Hissettin mi?

HOŞGELDİN bebeğim!!!

bi bakın neler var burda!! bebekler hakkında bilmeniz gerekenler, netten bulduğum ve benim yaptığım bebek örgüleri , hamilelik daha neler var nelerr


18/7/2009 - Boş Hamilelik

Boş Hamilelik
Bu yazı 217 kez okundu.

Erken dönemdeki hamilelik kayıplarının çoğunu boş gebelik oluşturmaktadır. Halk arasında su gebeliği olarak bilinir ve anormal bir hamilelik gelişimidir. Tanısı ultrasonda konur ve tedavisi yoktur.

 

Boş gebeliğin tıptaki adı "anembriyonik gebelik" olarak geçmektedir. Hamile kalındığında, hemilelik kesesini oluşturan zar ve plasenta gelişimini tamamlarken, bebeğin bu yapı içinde görünmemesi boş gebelik olarak adlandırılmaktadır.

Annede yumurtlama olduktan sonra, babadan gelen sprem ile birleşerek döllenir. Döllenen yumurta tüplerdeki yolculuğunu tamamladıktan sonra rahim duvarına gelerek tutunur. Zamanla gelişen hücreler gebelik kesesini oluşturur ve plasenta ile birlikte embryonun büyüyeceği ortamı sağlar.

Normalde son adet tarihinden yaklaşık 5 hafta geçtiğinde ultrason muayenesinde kese içindeki bebek görülebilmektedir. Embryonun farkedilmesi ve kalp atışlarının duyulması bu haftalarda gerçekleşir. Eğer bebek görülemiyorsa, bunun tanısını koymak için acele etmemek en doğrusudur. Çünkü anne adayındaki yumurtlama beklenen tarihten geç bir vakitte gerçekleşmişse, 5 haftadan sonra da görülebilme olasılığı vardır.

Genelde adet kanamaları düzensiz olan kişilerde rastlanan bu durum, anne adaylarını hemen olumsuz bir duruma ve düşüncelere sokmamalıdır. Son adet tarihinin ilk gününden itibaren 10-15 gün sonra yumurtalama gerçekleşmeyip 15-25 gün arasında bir sapma ile yumurtlama yaşandıysa, bebeğin gelişimde de 1-2 haftalık bir sapma olması normaldir. Bu nedenle boş gebelik tanısını kesin koymadan önce; kese içindeki yolk kesesi varsa ve yapı izleniyorsa, kesenin durumu iyi ve gelişimi normalse, 1 hafta gibi bir süre daha beklenmelidir.

Boş gebeliğin belli bir belirtisi yoktur. Tam aksine, normal bir hamilelik süreci yaşanıyormuş gibi gelişim mevcut olup, ne bir kanama ne de bir ağrı ya da kramp hissedilmez. Tek belirti, kese içinde kalp atışını duymamak ve embryoyu görememektir.

Kesin tanı konulduktan sonra hastaya gebeliği sonlandırmayı tavsiye edilir. Başka bir tedavi seçeneği bulunmaz. Zaten kürtaj yapılmasa bile belirli bir süre sonra boş bebek kesesi şiddetli ağrı ve kanama belirtileri ile kendiliğinden düşecektir.

Boş gebeliğin oluşumuna sebep kromozomlardan kaynaklanan bozukluklardır. Bu hamilelikte söz konusu olan sperm ve yumurtanın kalitesinin düşüklüğü ya da anomaliden kaynaklandığını bilmek gerekir. Bu anormal hamilelik gelişimi tekrarlanacak diye bir kural yoktur. Bir sonraki hamilelik çok daha normal gelişebilir. Anne ve babada genetik bir problem yoksa kalıtsal özellik göstermez. Bu tip problemli hamilelikler 3 kereden fazla tekrarlanıyorsa endişelenmek gerekir.

Boş gebeliğin tedavisi olmadığından, kesin tanı konduktan sonra en kısa zamanda hamilelik sonlandırılmalıdır. Genelde, genel anesteziyle ameliyathanede yapılan çok ufak bir işlemdir. Yaklaşık 15-20 dakika kadar sürer. Diğer bir seçenek ise, rahmin temizlenmesini sağlayacak doktorun önerdiği ilaçları kullanmaktır.

Hamilelik sonlandırıldıktan sonra 1-2 ay içinde tekrar hamile kalınabilir. Bu süre içinde anne adayı yeterli beslenmeli, dinlenmeli ve olumsuz düşünmemelidir. Özellikle anne ve baba adayları sağlıklı bir hamilelik ve bebek için, yumurta ve sperm kalitesini sağlamak adına sigara ve içkiden uzak durmalıdır.

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı


6/3/2009 - İkiz bebekler artıyor!

İkiz bebekler artıyor!


güncellenme zamanı  10.2.2009

Tüp bebek yöntemi ve yumurtlamayı uyarıcı tedaviler ikiz bebeklerde artışa sebep oluyor!

İstanbul Üniversitesi (İÜ) Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Faruk Buyru, günümüzde pek çok çiftin bebek sahibi olmak için tüp bebek yöntemi ve yumurtlamayı uyarıcı tedavilere başvurmasının, çoğul gebeliklerde büyük bir artışa yol açtığını bildirdi.

Prof. Dr. Buyru, yaptığı yazılı açıklamada, önceki yıllarda ikiz gebelik sıklığı 80 doğumda birken, son yıllarda bu oranın 3 kat arttığını belirterek, tüp bebek tedavisiyle gebe kalanlarda yüzde 25-30 oranında çoğul gebeliğe rastlandığına dikkati çekti.

Buyru, çoğul gebeliğin, tedavinin bir başarısı değil, istenmeyen bir sonucu olduğunu vurgulayarak, Sağlık Bakanlığının, tüp bebek uygulamasında en fazla 3 embriyo transferine izin verdiğini hatırlattı.

Bazı durumlarda 3’ten fazla embriyo transferi yapıldığını ifade eden Buyru, şu bilgileri verdi: "Günümüzde pek çok çiftin, bebek sahibi olmak için tüp bebek yöntemi ve yumurtlamayı uyarıcı tedavilere başvurması, çoğul gebeliklerde büyük bir artışa yol açıyor. Fazla sayıda embriyo transfer edilmesinin nedeni gebelik şansını artırmaktır. Aslında hangi embriyonun rahim içine tutunabileceği bilinse sadece o embriyonun transfer edilmesi yeterli olacaktır. Ancak embriyo kalitesini gösteren bazı kriterler olsa da bu tutunacak embriyoyu kesin olarak belirlememektedir. Üç embriyo yerine bir embriyo transfer edilmesi, gebelik şansını yüzde 10 kadar azaltmaktadır. Bu bilgi ailelere verilince bazı aileler bunu kabul etmekte, bazı aileler ise ne olursa olsun gebelik şansını artırmak için daha fazla embriyo transferini tercih etmektedir."

Tüp bebek tedavisinde verilecek embriyo sayısının sınırlandırılarak olaya çözüm bulunduğunu ifade eden Prof. Dr. Buyru, asıl sorunun yumurtlamayı uyarıcı tedavi ve aşılama yapılan kadınlarda ortaya çıktığını vurguladı. Çoğul gebeliklerin anne ve bebekler açısından bazı riskleri bulunduğunu belirten Buyru, en büyük riskin "düşük" olduğunu ifade ederek, şunları kaydetti:

"Gebeliğin başından itibaren düşük riski daha fazladır. En korkulan ise erken doğum riskidir. Normal gebelik süresine göre ikiz gebelikler ortalama bir ay, üçüz gebelikler ise 2 ay daha erken sonlanmaktadır. İkiz gebelik sonucu doğan bebeklerin yarıdan fazlası 2 bin 500 gramın altındadır. Bu hem kuvöz, yoğun bakım
 giderleri nedeniyle ekonomik açıdan büyük bir yük getirmekte, hem de çok erken yeni doğanlarda ileride fiziksel ve zeka gelişimi açısından sekeller kalabilmektedir. Bebeklerin bir veya ikisinde gelişme geriliği, bebekler arasında kan alışverişi olması gibi problemler de ciddi sonuçlara yol açabilmektedir.

Çoğul gebeliğe bağlı hipertansiyon, şeker hastalığı, doğum sonrası kanama, çoğul gebeliklerde daha sık görülmektedir. Sezaryen sıklığı da çoğul gebeliklerde artmaktadır. Bu riskler bebek sayısı arttıkça artmaktadır. Dördüz-beşiz gebelikler ikiz gebeliklere göre çok daha riskli gebeliklerdir."

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı


30/1/2009 - Kış Ayları ve Hamilelik

Kış Ayları ve Hamilelik

Hassas bir dönem olan hamilelik sürecinde, anne adaylarının kendilerini ve büyük bir özenle karınlarında korudukları bebeklerini, kışın gelmesine bağlı olarak oluşan her türlü riskten korumaları sağlıklı bir hamilelik için çok önemli. Çok yönlü önlem almaları gereken bu zorlu yolculuklarında anne adaylarının beslenme, giyim, hijyen, ilaç kullanımı ve egzersiz gibi konularda titiz davranmaları gerekiyor.

Kışın gelmesiyle birlikte pek çoğumuz evlerimize kapandık. Çocuklu aileler ve hamileler kışın kapalı mekanlarda vakit geçirmeyi tercih ediyor. Yani soğuk havadan dolayı fazla havalandıramadığımız evlerimizde ve klimalı alışveriş mekanlarında, sınırlı alanlarda, hiç de sağlıklı olmayan koşullarda nefes alıp-veriyoruz! Bulaşıcı hastalıkların ve alerjilerin çoğalmasına neden olan bu koşullarla beraber, değişen hava şartları da birçok hastalığa sebep oluyor. Dolayısıyla hassas bir dönem olan hamilelik sürecinde, anne adaylarının kendilerini ve büyük bir özenle karınlarında korudukları bebeklerini, kışın gelmesine bağlı olarak oluşan her türlü riskten korumaları sağlıklı bir hamilelik için çok önemli. Çok yönlü önlem almaları gereken bu zorlu yolculuklarında anne adaylarının beslenme, giyim, hijyen, ilaç kullanımı ve egzersiz gibi konularda titiz davranmaları gerekiyor.

Kışın Evinizdeki Sağlık...
Yaşadığınız yeri yetersiz havalandırmanız, dışarıdaki temiz havanın içeri ya da içerideki kirli havanın dışarı çıkmasına izin vermeyerek, ev içi kirliliğinin artmasına sebep olur. Yüksek nem, bazı kirlenme ajanlarının konsantrasyonunu artırır. Evinizdeki kirlilik nedenleri; yakıt ürünleri (gaz, yağ, kerosen, kömür, odun ve tütün ürünleri), mobilyalar (ıslak ve nemli halı, dolaplar veya sıkıştırılmış talaştan yapılan mobilyalar), temizlik malzemeleri, merkezi ısıtma-soğutma sistemleri ve diğer dış kaynaklardır. Ev içi hava kirliliğinin sağlığa olan etkileri hemen görülebileceği gibi, bazen yıllar sonra da ortaya çıkabilir. Hemen görülen etkiler; göz, burun ve boğazda iritasyon, baş ağrısı, baş dönmesi, yorgunluktur. Bunlar kısa dönemlidir ve rahatsızlanan kişiyi kirli alandan çıkardığınızda iyileşme görülür. Uzun dönemde görülen sağlık sorunları ise; astım, aşırı duyarlı zatürre ve nem ateşidir. Ayrıca solunum, kalp rahatsızlığı ve kanser gibi sağlık problemleri de görülebilir. Evde hamile biri varsa havalandırma sisteminin özellikle kış aylarında çok iyi olması gerekir.

Temiz Havayı Muhafaza Etmek Öncelikle yaşadığınız yerde, hava kirliliği yapabilecek her türlü kaynağı belirleyin. Tüm yanıcı kaynakları yetkili servislere kontrol ettirin ve evdeki sigara kullanımını kısıtlayın. Pencereleri ve kapıları açarak evdeki havalandırmayı sağlayın. Mutfak ve banyodaki havalandırma fanlarından yararlanın. Hava temizleyici cihazlardan edinin.

KAPALI ORTAMDAKİ ALERJİLER
Soğuk havaya bağlı olarak havalandırmasız kalan evler, bazı kirlilik ajanlarının artmasına ve alerjilerin uyarılmasına neden olur. Bu ajanlar toz mite’ları, ev hayvanları ve küflerdir. Bu alerjiden kurtulmak için kaynağın kurutulması gerekir. Ve yattığımız odadaki hijyen çok önemlidir. Aksırık ve burun tıkanıklığını azaltmak için evinizi düzgün olarak havalandırın ve belirli aralıklarla taze hava alın. Yatak odanızdaki mobilyayı minimumda tutun ve sık aralıklarla süpürün. Yastık ve yorganlarınızı geçirgen olmayan örtülerle kaplayın. Sıkça toz alın ve süpürün. Yatak odanızın halısız olmasına dikkat edin. Evdeki hayvanları yatak odasından uzak tutun ve yüksek nemden uzak durun.

KIŞ HASTALIKLARI

Sinüzit
Kulak ve sinüs sorunları hamilelikte sıklaşır. Bu dönemde sinüs enfeksiyonlarına 3 kat daha fazla rastlanır. Anne adaylarının yüzde 20'sinde 2. ve 3. trimester’lerde (üç aylık periyot) burun akıntısı görülür. Sinüs enfeksiyonları yeşilimsi akıntı ve gözün üst ve altında kemik hassasiyeti ile belli olur. Penisilin türevi ilaçlar veya eritromisin (antibiyotik cesidi) sinüs enfeksiyonları tedavi için kullanılır. Hamilelikte bu ilaçlar güvenli kabul edilir. Burun akıntısı olan hamileler, boğaz ve akciğer enfeksiyonuna daha yatkındır. Salin bazlı spreylerin kullanımında (serum içeren burun spreyleri) sakınca yoktur.

Burun kanaması
Özellikle kuru kış aylarında sıkça görülen burun kanaması, hamilelikte artabilir. Burun köprüsüne nazik bir basınç yaparak kanama durdurun. Nemlendiriciler, yatarken burun içine vazelin uygulamak, salin bazlı spreyler, burun kanamalarını azaltmada yardımcıdır.

Nefes darlığı
Hamileliğin ilk döneminde daha sık nefes alınır. Böylece hormonlar, akciğer kapasitenizi artırır ve bebeğinize daha fazla oksijen gider. İlerleyen sürede büyüyen rahim, karın içinde daha fazla yer kapladığından nefes darlığı oluşur. 31-34. haftada rahim, diyaframı itmeye başlar ve ciğerlerin genişlemesini zorlaştırır. Daha yüzeysel nefes alma görülür. Hamileliğin son haftasında ise bebek pelvise doğru yerleştiğinde akciğerdeki basınç azalır ve nefes almakta güçlük oluşur. Böyle durumlarda; dik oturun ve ayakta dik durun, böylece akciğeriniz genişlemek için daha fazla yere sahip olur. Yavaş hareketlerde bulunarak kalbin ve akciğerin görevini azaltın. Uyurken mutlaka başınızın altına yastık koyun. Nefes darlığı şiddetlenir veya aniden gelirse doktorunuza danışın.

Astım
Astım, hamilelik boyunca sorun yaratacak en önemli hastalıklardan biridir. Tedavisinin iyi düzenlenmesi ve hamilelik sırasında uygun ilaç kullanımı sayesinde birçok astımlı anne adayı bu hastalığı kolay atlatır. Bazen astım tanısı hamileyken yapılır. Astım anne adaylarını farklı şekillerde etkiler.
Semptomlarda 29-36. hamilelik haftaları arasında şiddetlenme olabilir. Kontrolsüz astım, anne adayının oksijen almasını azaltır ve dolayısıyla fetus etkilenebilir. Kontrol edilmediğinde astım, anne ve bebekte stres yaratabilir. Ve birtakım rahatsızlıklar oluşturur. Preeklampsi (hamilelikte zehirlenme, yüksek tansiyon, yüz ve ellerde şişme ve aşırı kilo almakla birlikte idrarda protein kaybına neden olan ciddi bir rahatsızlık), hipertansiyon, aşırı kusma, vajinal kanama, uyarılmış doğum eylemi veya komplike doğum, bebek için muhtemel komplikasyonlar bu hastalıklardan birkaçıdır. Astım ilaçlarının birçoğu anne adayı ve bebek için zararsızdır. Hamilelikte astım atağını azaltmak için, tetikleyicilerden uzak durun (sigara dumanı gibi...), tedavi amaçlı ilaç kullanın, kontrol altında egzersiz yapın.

Gribal Enfeksiyon (Influenza)
Hamilelik, gribin ciddi medikal komplikasyonlarının görülme riskini artırır. Grip sezonunda 14. haftadan daha ileride olan anne adayları mutlaka aşılanmalıdır. Eğer gribe yakalanırsanız, yatak istirahati yapın ve bol sıvı tüketin. Birkaç gün içerisinde sağlığınıza kavuşmazsanız ve öksürüğünüzde şiddetlenme, nefes almada güçlük oluşursa doktorunuza haber verin.

KIŞIN MARUZ KALINAN DURUMLAR

Pasif sigara içiciliği
Kış aylarıyla birlikte kapalı ortamlarda bulunma, anne adaylarının pasif içiciliğini artırır. Pasif sigara içicisi olan hamilelerin bebeklerinde, rahim içi gelişme geriliği, düşük doğum ağırlığı, öğrenme ve davranış bozuklukları ve bazı çocukluk çağı kanser riski artar.

Elektromanyetik alanlar
Soğuk havalardan korunmak için üretilmiş elektrikli battaniyeler, kışın çok fazla tercih edilir. Fakat hamilelikleri boyunca elektrikli battaniye veya ısınma araçları kullanan anne adaylarının çocuklarının bir bölümünde, lösemi olduğu gözlenmiştir. TV setleri, su yatakları, saç kurutma makinesi, elektrikli saat, fırın, elektrikli ocaklar ve kulaklıklı ses sistemleri güvenlidir. 

Kaynak: Dr. Tevfik Yoldemir

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı


27/1/2009 - Hamilelikte Faydalı ve Zararlı Besinler

Beslenme Rehberiniz
 Hamilelikte Faydalı ve Zararlı Besinler

Hangi gıdalar bebek için gereklidir?

Protein: Gebelikte protein gereksinimi, kansızlık olmaması için artar. Protein az alınırsa demir eksikliği anemisi gelişip, düşüklere neden olabilir. Özellikle hayvansal kaynaklı protein alınmasına özen gösterilmelidir. Ancak; anne ideal kilosundan daha fazla bir kiloda hamile kaldı ise; yağ oranı düşük proteinli gıdalar tercih edilmelidir. Proteinli gıdaların pişirilme teknikleri de annenin kendisini iyi hissetmesi için önemlidir. Buğulama, haşlama, ızgara ve fırında pişirilenler tercih edilmeli, yağda kızartmalardan kaçınılmalıdır.

Protein İçeren Gıdalar:   Kırmızı et
                                        Tavuk eti
                                        Hindi eti
                                        Devekuşu eti
                                        Balık
                                        Yumurta
                                        Peynir çeşitleri
                                        Kurubaklagiller
                                        Mantar

Vitaminler: Bütün vitaminler anne ve bebeği için gerekli olduğu gibi özellikle;

C vitamini: Proteinlerle birlikte alınırsa demir emilimini arttırır. Annenin hastalıklara karşı direncini yükseltir. Vücutta depolanan bir vitamin olmadığından meyva ve sebzeler aracılığı ile taze olarak alınmalıdır. Pişirme ve uzun süreli bekletmelerde ciddi kayba uğrar.

• Turunçgiller
• Lahana
• Çilek
• Domates
• Karnabahar
• Patates
• Kırmızı ve yeşilbiber iyi bir C vitamini kaynağıdırlar.

Folik asit: ‘Spina bifida’ yani sinir sistemi hastalığını önlemenin en etkili yoludur. Taze yeşil yapraklı sebzeler iyi bir folik asit kaynağıdırlar, vitamin kaybı olmaması için iyi yıkanmış çiğ sebzeler aracılığı ile ya da buharda az pişirme tekniği ile tüketilmelidir.

• Yeşil yapraklı sebzeler
• Fındık
• Yerfıstığı
• Karnıbahar
• Kepekli ekmek folik asit kaynağıdırlar.

Hurma: İçerdiği vitamin deposu nedeniyle gebeler için gerekli bir meyvedir. Özellikle doğuma yakın tüketilmesi içerdiği besinlerin; Oksitosin hormon salgısını arttırması nedeniyle doğumu kolaylaşmasını sağlar.

Yağlar:Tüketilen günlük enerjinin %30 unu oluşturan yağların;%10 unun doymuş yağlardan,%10 unun tekli doymamış yağlardan,%10 unun çoklu doymamış yağlardan alınması vücut için gereklidir.
Doymuş yağlar;et,süty,yumurta gibi gıdalardan da az yağlı bile olsalar alınmış olacağından ayrıca margarin ya da tereyağ tüketmeye gerek yoktur.

Karbonhidratlar :Vücudun temel enerji ihtiyacı karbonhidratlardan sağlanır..Yani ekmek –pilav-makarna tüketimine dikkat edilmeli,tüketilecek olan miktarlar diyetisyeniniz tarafından belirlenmelidir.Fazla kilolu hamilelerin saf karbonhidratlardan kaçınması gerekir.Kansızlık varsa, kepekli karbonhidratlardan kaçınılmalıdır.

Posalı (lifli) Gıdalar : Günde 40 gr lif tüketmek gebelikte kabızlık oluşumunu
engellediği gibi kansere karşı bariyer oluşturur.Taze sebze ve meyveler lif açısından zengindir.

Kalsiyum: Annenin kemik sağlığını koruması;bebeğin 8.hafta da başlayan diş ve kemiklerinin oluşması için kalsiyum gereksinimi önemlidir.İhtiyacınız ,normal ihtiyacınızızn iki katına çıkacağından tüketime özen gösterilmelidir.Kalsiyum içeren gıdalar:Süt-yopurt-peynir-kefir dir.Yeşil yapraklı sebzelerde de az miktar da kalsiyum bulunur.

Su : Gebelikte kabızlığın önlenmesi ,sırt ağrılarının oluşmaması için su tüketimi çok önemlidir..Günlük su ihtiyacı ortalama 1,5-2 litre kadardır.

Şeker:Enerji ve tatlı ihtiyacı için sofra şekeri yerine pekmez,bal gibi besinlerden faydalanmak daha yararlıdır.Saf şeker hiçbir besleyici değeri  olmayan enerji kaynağıdırlar.

 


Gebeler için önerilmeyen besinler:

• Katkı maddeleri içeren gıdalar
• Dondurulmuş yiyecekler
• Açıkta satılan gıdalar
• Açık süt-peynir ve çiğ etlerden yapılmış gıdalar
• Koyu çay, kahve, kakao. Son araştırmalar özellikle kahvenin erken doğum riski oluşturduğu yönündedir.
• Bitki çayları: Doktorunuz ve diyetisyeninize danışmadan tüketilmesi önerilmemektedir. Çayların içeriğindeki bazı etken maddeler sizi olumsuz etkileyebilir.
• Tuz: Vücutta aşırı tuz tüketimi ödem oluşmasına yani şişliğe neden olacağından böbrekleriniz zarar görüp sizi hastalandırabilir.
• Gazlı içecek ve meşrubatlar: Boş enerji kaynağı olup;annenin gereksiz kilo almasına neden olurlar.
• İyi yıkanmamış sebze ve meyvalar: Üzerlerinde kalabilecek kimyasal atıklar, bakterilerden dolayı zarar verebilirler
• İyi pişmemiş etler: Gıda Zehirlenmesine neden olabilir.
• Maydonoz: Fazla maydonoz tüketimi erken doğumu tetikleyebilir.


Zehra C. Akören
Yeditepe Üniversitesi Hastanesi
Diyetisyeni

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı


23/1/2009 - Yeni bir çocuğa hazır mısınız?

Yeni bir çocuğa hazır mısınız?

Yeni bir çocuk daha istiyorsunuz ama bu çocuğunun sorumluluklarına hazır mısınız? Eşiniz de sizinle aynı fikirde mi? Testimizi yaparak yeni bir çocuğa ne kadar hazır olduğunuzu görebilir, kararınızı sonuca göre yeniden değerlendirebilirsiniz.



1 . Yeni bir çocuk istediğinizi düşünüyor musunuz?

Evet

Hayır

2 . Bu konuyu eşinizle konuştunuz mu, o da bu çocuğa hazır mı?

Evet

Hayır

3 . Finansal açıdan yeni bir çocuğa hazır olduğunuzu düşünüyor musunuz?

Evet

Hayır

4 . Günün sonunda kendinizi genellikle nasıl hissedersiniz?

Yorgun ve tükenmiş

Enerjik

5 . Gün sonunda aileniz dışındaki konularda yaptıklarınızla ilgili kendinizi başarılı hisseder misiniz?

Evet

Hayır

6 . Fiziksel olarak yeni bir hamilelik sürecine hazır mısınız?

Evet

Hayır

7 . Şu anda var olan çocuğunuzu (ya da çocuklarınızı) yetiştirme tarzınızı beğeniyor musunuz?

Evet

Hayır

8 . Eşiniz size ev işlerinde ve çocuğunuzun bakımda yardımcı oluyor mu?

Evet

Hayır

9 . Çocuklarınızın yaşlarının birbirine yakın olmasını istiyor musunuz?

Evet

Hayır

10 . Yaşam şeklinizi değiştirmeye hazır mısınız (eklenen masraflar, uyku saatlerinin değişmesi, kısıtlı sosyal yaşam gibi...)?

Evet

Hayır

 

Size uygun sonuca ulaşabilmeniz için tüm soruları cevaplamanız gerekmektedir.

 
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı


14/11/2008 - Hamilelikte Faydalı ve Zararlı Besinler

 Hamilelikte Faydalı ve Zararlı Besinler

Hangi gıdalar bebek için gereklidir?

Protein: Gebelikte protein gereksinimi, kansızlık olmaması için artar. Protein az alınırsa demir eksikliği anemisi gelişip, düşüklere neden olabilir. Özellikle hayvansal kaynaklı protein alınmasına özen gösterilmelidir. Ancak; anne ideal kilosundan daha fazla bir kiloda hamile kaldı ise; yağ oranı düşük proteinli gıdalar tercih edilmelidir. Proteinli gıdaların pişirilme teknikleri de annenin kendisini iyi hissetmesi için önemlidir. Buğulama, haşlama, ızgara ve fırında pişirilenler tercih edilmeli, yağda kızartmalardan kaçınılmalıdır.

Protein İçeren Gıdalar:   Kırmızı et
                                        Tavuk eti
                                        Hindi eti
                                        Devekuşu eti
                                        Balık
                                        Yumurta
                                        Peynir çeşitleri
                                        Kurubaklagiller
                                        Mantar

Vitaminler: Bütün vitaminler anne ve bebeği için gerekli olduğu gibi özellikle;

C vitamini: Proteinlerle birlikte alınırsa demir emilimini arttırır. Annenin hastalıklara karşı direncini yükseltir. Vücutta depolanan bir vitamin olmadığından meyva ve sebzeler aracılığı ile taze olarak alınmalıdır. Pişirme ve uzun süreli bekletmelerde ciddi kayba uğrar.

• Turunçgiller
• Lahana
• Çilek
• Domates
• Karnabahar
• Patates
• Kırmızı ve yeşilbiber iyi bir C vitamini kaynağıdırlar.

Folik asit: ‘Spina bifida’ yani sinir sistemi hastalığını önlemenin en etkili yoludur. Taze yeşil yapraklı sebzeler iyi bir folik asit kaynağıdırlar, vitamin kaybı olmaması için iyi yıkanmış çiğ sebzeler aracılığı ile ya da buharda az pişirme tekniği ile tüketilmelidir.

• Yeşil yapraklı sebzeler
• Fındık
• Yerfıstığı
• Karnıbahar
• Kepekli ekmek folik asit kaynağıdırlar.

Hurma: İçerdiği vitamin deposu nedeniyle gebeler için gerekli bir meyvedir. Özellikle doğuma yakın tüketilmesi içerdiği besinlerin; Oksitosin hormon salgısını arttırması nedeniyle doğumu kolaylaşmasını sağlar.

Yağlar:Tüketilen günlük enerjinin %30 unu oluşturan yağların;%10 unun doymuş yağlardan,%10 unun tekli doymamış yağlardan,%10 unun çoklu doymamış yağlardan alınması vücut için gereklidir.
Doymuş yağlar;et,süty,yumurta gibi gıdalardan da az yağlı bile olsalar alınmış olacağından ayrıca margarin ya da tereyağ tüketmeye gerek yoktur.

Karbonhidratlar :Vücudun temel enerji ihtiyacı karbonhidratlardan sağlanır..Yani ekmek –pilav-makarna tüketimine dikkat edilmeli,tüketilecek olan miktarlar diyetisyeniniz tarafından belirlenmelidir.Fazla kilolu hamilelerin saf karbonhidratlardan kaçınması gerekir.Kansızlık varsa, kepekli karbonhidratlardan kaçınılmalıdır.

Posalı (lifli) Gıdalar : Günde 40 gr lif tüketmek gebelikte kabızlık oluşumunu
engellediği gibi kansere karşı bariyer oluşturur.Taze sebze ve meyveler lif açısından zengindir.

Kalsiyum: Annenin kemik sağlığını koruması;bebeğin 8.hafta da başlayan diş ve kemiklerinin oluşması için kalsiyum gereksinimi önemlidir.İhtiyacınız ,normal ihtiyacınızızn iki katına çıkacağından tüketime özen gösterilmelidir.Kalsiyum içeren gıdalar:Süt-yopurt-peynir-kefir dir.Yeşil yapraklı sebzelerde de az miktar da kalsiyum bulunur.

Su : Gebelikte kabızlığın önlenmesi ,sırt ağrılarının oluşmaması için su tüketimi çok önemlidir..Günlük su ihtiyacı ortalama 1,5-2 litre kadardır.

Şeker:Enerji ve tatlı ihtiyacı için sofra şekeri yerine pekmez,bal gibi besinlerden faydalanmak daha yararlıdır.Saf şeker hiçbir besleyici değeri  olmayan enerji kaynağıdırlar.

 


Gebeler için önerilmeyen besinler:

• Katkı maddeleri içeren gıdalar
• Dondurulmuş yiyecekler
• Açıkta satılan gıdalar
• Açık süt-peynir ve çiğ etlerden yapılmış gıdalar
• Koyu çay, kahve, kakao. Son araştırmalar özellikle kahvenin erken doğum riski oluşturduğu yönündedir.
• Bitki çayları: Doktorunuz ve diyetisyeninize danışmadan tüketilmesi önerilmemektedir. Çayların içeriğindeki bazı etken maddeler sizi olumsuz etkileyebilir.
• Tuz: Vücutta aşırı tuz tüketimi ödem oluşmasına yani şişliğe neden olacağından böbrekleriniz zarar görüp sizi hastalandırabilir.
• Gazlı içecek ve meşrubatlar: Boş enerji kaynağı olup;annenin gereksiz kilo almasına neden olurlar.
• İyi yıkanmamış sebze ve meyvalar: Üzerlerinde kalabilecek kimyasal atıklar, bakterilerden dolayı zarar verebilirler
• İyi pişmemiş etler: Gıda Zehirlenmesine neden olabilir.
• Maydonoz: Fazla maydonoz tüketimi erken doğumu tetikleyebilir.


Zehra C. Akören
Yeditepe Üniversitesi Hastanesi
Diyetisyeni

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı


12/11/2008 - Çalışan Anne Adayı Nasıl Beslenmeli?

Çalışan Anne Adayı Nasıl Beslenmeli?

Çalışan anne adayları yeterli ve dengeli beslenmek için çok çaba göstermeliler. Amaç sadece bebeğin normal büyüme ve gelişmesini sağlamak değil aynı zamanda kendi sağlıklarını korumaktır.

Anne adayı yeterli beslenmezse, alması gereken besin gruplarını yetersiz alırsa;
   -Kansızlık
   -Diş çürüğü
   -Kemiklerin yumuşaması, deformasyonu
yetersiz protein alımına bağlı vücutta aşırı su toplanması görülür. Ayrıca düşük doğum ağırlıklı ve erken doğan bebekler olmaktadır. Ayrıca bebeklerin beyin gelişimini tamamlamaması da görülebilmektedir.
Anne fazla beslenirse;
Doğum sorunlarına neden olur. Sezeryan, doğum yapma zorunluluğu veya doğum tarihinin gecikmesi gibi.
Eskilerin dediği iki kişilik beslenmelisin lafı miktar olarak değil ama besin öğelerinin gereksiniminin artması anlamında doğrudur.
Örneğin;
Protein ihtiyacı 45-50g /gün iken hamilelikte 60-70g/gün, kalsiyum 800mg/gün iken hamilelikte günde 1200mg, Demir 15mg/gün iken hamilelikte 30mg, C vit amini 60mg/gün iken hamilelikte 70 mg/gün gibi artışlar olmaktadır.

Hamilelikte annenin
   -Enerji
   -Protein
   -Vitamin
   -Mineral ihtiyacı artar.
Çalışan anne adayları zaman bulamadıkları için çok dengeli beslenememekte, bazen sadece boş enerji kaynağı olan içeriğinde yağ, şeker, tuz, oranı yüksek yiyeceklere yönelmektedirler. Oysa hamilelikle enerji sadece 300kcal artmaktadır.

Bisküvi, şekerleme, çikolata, hazır meyve suları kolay ulaşılabilen ama besin ögeleri yönünden dengeli olmayan yiyeceklerdir. Protein, vitamin, mineral ihtiyacı için daha dengeli beslenmek gerekir.

4 Temel Besin Grubu Var


   1- Et,yumurta, kurubaklagilProtein, Demir, Çinko ve Cvitamininden zengindir.
Hamilelikte her gün 3 porsiyon kullanılmalıdır.

   2- Süt,yoğurt, peynir
Kalsiyumdan zengindir.
Her gün 3 porsiyon kullanılmalıdır.

   3- Ekmek, pirinç, bulgur, makarna yani tahıl grubu
Temel enerji kaynağıdır.
Her gün 4-6 dilim ekmek ve 1 porsiyon pilav veya bulgur veya makarna kullanılır.

   4- Taze sebze ve meyveler
Vitamin ve minerallerden zengindir.
Her gün 5 porsiyon kullanılır.

Çalışan anne adayları;


kahvaltıda

   1. gruptan yumurta
   2. gruptan peynir
   3. gruptan ekmek
   4. gruptan meyve veya yeşillik veya meyve suyu veya domates seçebilir.

İşyerinde kahvaltı yapıyorsa poğaça, açma yerine evde hazırlayacakları peynirli sandviç veya peynirli tost olabilir. Yanında 1 meyve veya sandviç içinde yeşillikler olmalıdır.

Öğle yemeklerinde
   1. gruptan et veya tavuk veya balık veya kurubaklagil yemeği
   2. gruptan yoğurt veya ayran veya cacık veya sütlü tatlı
   3. gruptan pilav veya makarna veya bulgur veya patates veya ekmek
   4. gruptan sebze veya salata seçilebilir.Öğle yemeklerinde eksik olan grup akşam tamamlanır. Örneğin 2. grup yoksa gece süt içilir.

Akşam yemeklerinde
   1. grup ve 4.gruptan etli veya tavuklu sebze
   2. gruptan yoğurt
   3. gruptan ekmek seçilir.

Çalışan anneler aralarda bisküvi, şekerleme, çikolata, kek yerine; süt, ayran, kuru meyve, taze meyve, peynirli sandviç, tost, taze sıkma meyve suyu gibi seçimler yapmalılar.

Lütfen dikkat

   * Kansızlığa neden olduğundan yemeklerle birlikte çay içilmemelidir. Çay yemek yendikten 1-2 saat sonra açık ve limon eklenerek kullanılmalıdır. İçecek olarak ıhlamur, nane, papatya, kuşburnu gibi bitki çayları tercih edilmelidir.
   * Salam, sosis, sucuk gibi katkı maddesi içeren diğer hazır besinler mümkün olduğu kadar yenmemelidir.
   * D vitamini güneş ışınlarının doğrudan cilde yansıması ile sağlanır. Çalışan anne adayları öğle tatillerinde dışarı çıkmaya, kısa yürüyüşler yapmaya çalışmalıdır.
   * Hazır meyve suları, gazoz ve kolalı içecekler yerine taze sıkılmış meyve suları, ayran, limonata tercih edilmelidir.
   * Pekmez kan yapıcıdır. Şeker yerine pekmez kullanılabilir.
   * Sigara ve alkol kullanılmamalıdır.
   * Sebze ve meyveler iyice yıkanmalıdır.

Zerrin Aydın
Beslenme ve Diyet Uzmanı
International Polikliniği Etiler

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı


9/11/2008 - Hamilelikte bol bol balık yiyin

 Hamilelikte bol bol balık yiyin

Hamilelik döneminde haftada ortalama 2 kere balık tüketen ve tüketmeyen annelerin çocuklarına yapılan testlerde balık tüketen annelerin çocukları kelime, 3 boyutlu görsel ve motor gelişim testlerinde daha başarılı oldukları gözlemlendi.

Beyin gelişiminin en önemli süreci doğduktan sonraki ilk yıllardır. Beyindeki nöronların neredeyse hepsi ikinci üç aylık dönemde oluşur. Düşüncelerimiz, davranışlarımız ve bilişsel yeteneklerimiz beyin fonksiyonları sayesinde olur. Bu nedenle beyinde oluşabilecek anormallikler ilerde davranış bozukluklarına neden olabilir.

Balık OMEGA 3 yağ asitleri bakımından oldukça zengindir ve bu asitler beynin yapısı için önemlidir. Ancak balığın bir dezavantajı vardır, özellikle bazı balık türlerinde fazla miktarda cıva bulunur ve bu da beyin gelişimi için zararlı etkiye sahiptir. Bu nedenle tuna, kılıç balığı gibi küçük balıklarla beslenen uzun ömürlü balıklar tercih edilmemelidir çünkü bu balıklarda fazla oranda cıva bulunur. Onların yerine karides, sardalya ve alabalık gibi cıva oranı düşük olan deniz ürünleri tüketilmelidir.

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı


15/10/2008 - gebelik oluşma şansının en yüksek olduğu günleri kolayca hesapla

gebelik oluşma şansının en yüksek olduğu günleri kolayca hesaplayın
http://www.gebelik.org/dosyalar/prek...ilitecalc.html



arkadaşlar ben hamileliğimin başlangıcından itibaren bu siteyi dikkatle takip ettim bebeğimin gelişimini izledim
mutlaka sizlerde takip edin


şiddetle öneriyorum
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı


8/10/2008 - Hamilelikte Yolculuk

Hamilelikte Yolculuk
Bu yazı 254 kez okundu.

Anne adayları hamile oldukları andan itibaren kendilerini bir çok aktiviteden uzak tutmaya çalışır. Oysa bu psikoloji içinde yaşamak hem kendisini hem de bebeğini strese sokmaktadır. Özellikle yolculuk yapmak ya da seyahate çıkmak bu konulardan biridir.

 

Hamilelikler normal yaşantıda ciddi değişiklikler gerektirmemeli, bu dönemde bir çok kısıtlamalara gidilmemelidir. Burada önemli olan tek şey, sağlıklı ve güvenli yolculuklar için biraz dikkat ve özen göstermektir. Ayrıca yolculuk konusunda anne kendini hazır hissetse de, mutlaka doktoruna danışmalı ve yolculuğu için ondan onay almalıdır. Doktor çıkılacak yolculuğun bebek için ya da sizin için sağlıklı olmayacağını düşünebilir.

Hamilelik 6. aya kadar rahat bir şekilde geçtiği için bir çok doktor bu aya kadar, anne adaylarının yolculuklarını kısıtlamamaktadır. Eğer ilk aylarda mide bulantıları, halsizlik ve baş dönmeleri yaşanmıyorsa, hamilelikte ters giden bir şey yoksa, anne ve bebeğin sağlığı iyiyse, rutin kontrollerde olumsuz bir durum göze çarpmıyorsa yolculuk sakıncalı bir durum değildir. Aksine bu aylarda yani ikinci trimester zamanında, düşük olasılığı azalmış ve hamileliğe alışılmıştır. Gezmek, dolaşmak ve hamileliğin keyfine varmak için tam zamanı denebilir.

Bütün bunların yanısıra, hamilelikte yolculuğa çıkmanın bazı gereklilikleri de vardır. Anne adayının mutlaka bebeğinin ve kendisinin rahatını düşünmesi gerekmektedir. Hamileliği zorlayıcı durumlardan kaçınmalıdır. Bütün önlemleri almalıdır ve yolculuk ile ilgili çıkabilecek problemleri düşünerek hareket etmelidir.

Yolculuğa çıkarken mesafenin uzun olmaması en önemli konulardandır. Uçakla, arabayla ya da trenle çıkılan seyahatlerin kaç saat sürdüğü ve ihtiyaçlarını karşılayabilecek durumlarda zorlanma yaşanıp yaşanılmayacağı düşünülmelidir. Sürekli sarsıntı halinde olmak, uykusuz kalmak, dinlenememek, uzanamamak, bu yolculuk esnasında yeterince beslenememek; kasılmalara ya da hamilelik ileri aylardaysa erken doğuma neden olabilmektedir. Bu nedenle bir anne adayı olarak sorumluluklar unutulmamalıdır. Özellikle daha önceden erken doğum ya da düşük yapmış anneler, çoğul hamilelik yaşayanlar bu konuya daha da dikkat etmelidir.

Otomobil ile yapılan yolculuk;

Otomobil ile yapılan yolculuklar güvenlidir ama uzun bir yola çıkılacaksa kesinlike yorucu olacağı bilinmelidir. Arabanın konforu, sarsıntıyı az hissettirmesi, koltuklarının rahatlığı ve araç içindeki kişilerin az olması bu uzun sürecek yolculuğu biraz daha hafifletir. Sırta bir yastık koyarak bel bölgesini desteklemek, sık sık mola vermek ve yürüyüş yaparak bacaklardaki kan dolaşımını hareketlendirmek önemlidir.

Ani fren durumunda karın bölgesine darbe almamak için ön koltuk yerine arka koltuk tercih edilebilir. Karına şiddetli bir darbe plasentanın kopmasına ve erken doğuma neden olur. Ayrıca, ön tarafta yolculuk yapılacaksa mutlaka emniyet kemeri takılmalıdır. Karnın üstüne takılan bir emniyet kemeri bebek ve anne için kaza anında tehlikelidir. Bu nedenle, en güvenli emniyet kemeri karın altından ve göğüs arasından geçen kemerlerdir.

Otomobili eğer siz kullanacaksanız yolculuğun mutlaka kısa olması gereklidir. Hamileliğin son aylarındaysanız ve karnınız dreksiyona çok yakınsa, otomobili sizin kullanmamanız daha güvenlidir. Uzak mesafelere de, bir gün konaklayarak gidilmesi çok daha iyidir. Dinlenerek ve uykuyu alarak yolculuğa devam etmek sizi daha az yoracaktır. Hız konusunda dikkatli olunmalıdır. Hamilelik döneminde refleksler yavaşladığı, dikkat zayıfladığı için yavaş ve daha kontrollü gidilmelidir. Yolculuk esnasında yanınızda, bir yetişkinin olması da önlem almak açısından önemlidir.

Yolculuk esnasında kaza geçirilirse mutlaka bir sağlık kuruluşuna gidilmelidir. Kazanın hafif olması durumunda bile bu kontrol ihmal edilmemelidir. Eğer kasılmalar, ağrı ya da kanama varsa mutlaka zaman kaybetmeden doktorla görüşülmelidir.

Otomobil yolculuğunda beslenmeye de dikkat edilmelidir. Mola yerlerinden çok, evde hazırlanmış yiyecekler tercih edilmelidir. Özellikle sıcak bölgelere yapılan yolculuklar esnasında dışarıdan alınan besinlerin bozulmuş ya da yıkanmamış olmasına dikkat edilmelidir. Mide rahatsızlıkları için az ve ağır olmayan yiyecekler seçilmelidir. Bol miktarda sıvı alınmalıdır ve tuvalet gereksinimleri de temiz mola yerlerinde giderilmelidir. Hamilelik süresince sık sık idrara çıkmak gerektiğinden hijyen çok önemlidir.

Tren ve otobüs yolculukları;

Tren ve otobüs yolculuğunda hamileliği olumsuz bir yönde etkilecek bir durum söz konusu değildir. Tam tersine otomobilde olduğu gibi rahat ve konfor ön planda ise yolculuk keyif verici olabilir.

Şimdiki otobüslerde televizyon izlemek ve müzik dinlemek, trenlerde restoranda oturup bir şeyler yemek yolculuğu daha da zevkli hale getirmektedir. Tren yolculuklarında yürümek, otobüsten daha geniş bir ortamda yolculuk yapmak ya da yataklı vagonlarda dinlenerek gitmek biraz daha konforludur.

Bu iki yolculukta dikkat edilmesi gereken nokta yine mesafenin uzunluğu ve sarsıntının ne kadar hissedileceğidir. Kasılma ve sancılara neden olabilecek sarsıntılar unutulmamalıdır. Çok insanın bulunduğu ortamlarda yolculuk yapmanın bir olumsuzluğu da nefes yolu ile bulaşan hastalıklara yakalanma riski ile karşı karşı kalmaktır. Çevreden rahatsız olmak ve uyuyamamak yorucu olabilir.

Bu yolculukları kolaylaştırmak için; bilet alırken tekerlek üstü koltuklardan almamak, otobüslerde biraz daha para vererek iki koltuk almak ya da trenlerde yataklı vagonları tercih etmek, pencere açma durumu olmadığı için bir kaç kat giyinmek, yastık almak, evde daha besleyici ve hafif yiyecekler hazırlamak, rahat kıyafetler giymek ve kolay çıkarılıp giyilebilen ayakkabılar tercih etmek olabilir.

Uçak yolculuğu;

Uçak yolculuğu bir çok hamile kadında endişe yaratır. Oysa, uçak yolculuğu diğer yolculuk araçlarından çok daha güvenli ve rahattır. Gerekli önlemler alındığında uçakla seyahat etmenin hiçbir sakıncası yoktur. Uçma stresi olmayan bir anne adayında eğer sağlıkla ilgili bir problem de yoksa ve doktorundan onay alarak rahatlıkla uçak seyahati yapabilir. En rahat seyahat zamanı ikinci üç aydır ve gebelik rahatsızlıkları ortadan kalkmıştır. Genelde; kanama geçirmiş hamileler, çoğul hamilelik yaşayanlar, şeker hastaları, tansiyon problemi olanlar ve erken doğum öyküsü bulunanlar için sakıncalı olmaktadır.

Bir çok havayolu şirketi 36. haftadan sonra hamile kadınları uçaklara kabul etmemektedir. Bu haftadan sonra doğum riski yüksek olduğundan, havada yaşanacak bir doğumda olası bir aksilikle karşılaşmamak için buna dikkat etmektedirler.

Uçak yolculuklarında akıllara takılan sorulardan biri, hamileyken geçilen güvenlik kapıları ve diğeri de kabin basıncının bebeğe zarar verip vermediğidir. Güvenlik kapılarındaki dedektörlerin, uzmanlarca zararsız olduğu söylenmektedir. Onlar metal dedektörüdür ve x ışını ile çalışmamaktadırlar. Ama yine de daha rahat edilecekse, güvenlikteki kişilere söylendiğinde bu konuda yardımcı olmaktadırlar. Diğer bir konu olan kabin basıncının ise hiç bir tehlikesi yoktur. Belirli bir derecede sabitlenen kabin basıncında, siz rahat nefes aldığınız sürece bebek de içeride rahattır.

Uçak seyahatlerinde dikkat edilecek konu yine gidilen mesafedir. Uzun yolculuklar yapmak ve aynı yerde uzun oturmak sakıncalı olabilmektedir. Sürekli hareketsiz oturmak kan dolaşımını etkiler ve ayak ile bileklerde şişmelere neden olur. Hatta varis riskini de artırır. Ayrıca yurt dışına çıkılıyorsa, gidilen ülkenin hamile bir kadın için sağlıklı olup olmadığı araştırılmalıdır. Gidilen yerde sancıların aniden başlaması ya da herhangi bir rahatsızlığın yaşanması durumunda en yakın sağlık kuruluşları önceden belirlenmelidir. Yine diğer yolculuklarda olduğu gibi, giyim şekli rahat olmalı ve beslenmek için bir kaç yiyecek bulundurulmalıdır.

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- :: Hadi Diğer Sayfalara ! ->



DENİZNEHİR İ ANA SAYFA YAPIN!

denizin blogu




Hakkımda

bi bakın neler var burda

Son Yazılarım

hayırlı bayramlar arkadaşlar.....
değişik bir bebek battaniyesi
Çalışanların bebeği risk altında
Bebeğiniz Yemeği Reddederse .................
bebek battaniyesiiii
Boş Hamilelik
kolay bebek yelekleri
OĞLUM ABİİİ OLDU ARTIKK
0-3 Ay Bebek Gelişimi
BAYILACAKSINIZZZZZZZZZZZZZZZZZZZZZZZZ
Çocuklarda Korku
HARİKA BEBEK ÖRGÜSÜ
Hamileler İçin Önemli Besinler
süppper bir bebek elbisesi
Hamilelikte Yüksek Ateş
Çocuklarda Grip
harika bir battaniyee
Sezeryan Doğum Sonrası İyileşme
İkiz bebekler artıyor!
Annelik sizi hüzünlendirmesin!


Bağlantılarım

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Arkadaşlarım
e-posta
ECAY a mutlaka bakın
ecayforum da daha çok bilgi
ECAYnetMODELLERİ ni gördünüz mü?
BEBEKmutfagi nda çok şey öğreneceksiniz..
her kadın güzeldir
taktakıştır sadece takı modelleri
biraz olsun gülümseyin
elişivadisnde gezinin
şiir kutusu


Kategoriler



Arkadaşlarım

merakli
ecay
nurdanhicyilmaz
gazeellem
hayalcem
demetinevi
magicdesignhayaleturet
emay
senaz
ecaynetmodelleri
yurdanur45
filizylmz
sevilayca
serpil69
yaseminle
buseden
hobi69
recaysev
bombac
ecemine
neslihobi
bebekmutfagi
animation
kadinveguzellik
aylacaorguler
elislerivesanat













Disco Inferno - 50 Cent
More at MP3-Codes.com




Bannerimi eklemek için asagidaki kodu al :)



ecay



image hosting file


ARAMA.CC