11/10/2008 - Çocuklara İlkyardım
Acil bir durumda, doğru müdahale etmek hayati önem taşır. Bir çok yetişkin olay anında ne yapılması gerektiğini bilmediğinden hiçbir girişimde bulunmamakta ya da yanlış uygulamalar nedeni ile kalıcı sakatlık ve ölümlere neden olmaktadırlar. Yaralanmalar Bir çok deri yaralanmalarında genellikle tetanoz gündeme gelir. Ayrıca, deri altına ulaşan kesikler büyük sinir ve damarları keserek yoğun kanamalara sebep olabilir. Küçük kesiklerde yapılması gereken, kesik bölgeyi su ve sabunla temizlemektir. Bol su ile yıkayarak, kesik bölge içindeki yabancı maddeler temizlenmelidir. Daha sonrasında steril bir bandaj ile sarılmalıdır. Büyük kesiklerde ise, gazlı bez ya da temiz bir tülbent ile kesik bölgeye kanama duruncaya kadar bastırılmalı ve yaralanan bölge kalp seviyesinden yukarda tutulmalıdır. Kanama durunca, doktorunuzun önerdiği antiseptik solüsyonlar uygulanmalı ya da duruma göre doktora aranmalıdır. Derin ve durdurulamayan kanamalarda ise kesik üzerine pansuman koyup, sargı bezi ile sarılıp acilen doktora gidilmelidir. Dudak ve ağız yaralanmalarında, ağız su ile temizlenmeli ve kanamayı durdurmak için buz torbası uygulanmalıdır. Bu yaralanmalar genelde çabuk iyleşir. Kanama on dakika içinde durmazsa doktora başvurulmalıdır. Eğer yaralanma, boğazın arka kısmındaysa, delici bir cisim nedeniyle oluşmuşsa ve kanama 5-10 dakika içinde durmamışsa derhal doktora gidilmelidir. Burundaki yaralanmalarda ise genellikle kanama görülür ve kanın boğaza kaçmaması için çocuğun başı dik ya da öne hafifçe eğik tutulmalıdır. Burun kanatlarının iki yanından da parmaklarınızla hafifçe sıkıştırılarak, 2-3 dakika kadar bekletilmelidir. Ağlamak kanamayı artıracağından çocuk sakin tutulmaya çalışılmalıdır. Kanama devam ederse, burun deliğine derine kaçmayacak şekilde pamuk parçası koyarak, yine bir kaç dakika burun kanatlarını sıkın. Ayrıca soğuk kompres yaparak damarların daralmasını da sağlayabilirsiniz. Yara üzerine pamuk koymak, pudra ve merhem sürmek, tentürdiyot ve antiseptikler dökmek, sıcak kompres yapmak, temiz olmayan bezlerle yarayı sarmak kesinlikle yapılmamalıdır. Yanıklar Yanık, insanı dış etkilerden ve bakterilerden koruyan deriyi, devre dışı bıraktığı için kolayca enfeksiyon kapma tehlikesiyle karşı karşıya kalınmaktadır. Yanık yüzey bakteriler tarafından kısa sürede işgal edilir ve yara iltahaplanır. Yanığı oluşturan fiziksel etkenin vücutta meydana getirdiği tahribat, deri, deri altı, daha derindeki kas ve kemiklerin olaydan zarar görmesiyle sonuçlanır. Küçük yanıklarda, yanmış bölge soğuk suyun altına tutulmalı ya da soğuk kompresler yapılmalıdır. Buz uygulanmamalı ve ağrı kesilinceye kadar devam edilmelidir. Yanık küçük de olsa; yüz ve genital bölgelerdeki yanıklar mutlaka doktora gösterilmelidir. Büyük yanıklarda ise, hemen doktora gidilmelidir. Yanmış bölgedeki giysiler deriye yapışmamışsa çıkarılmalı ve ıslak kompres koyarak en yakın sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır. Kimyasal yanıklarda ise, derideki kimyasal madde su ve sabunla yıkanarak temizlenmeli, giysiler değiştirilmelidir. Bu işlemler yapılırken eldiven, temiz bez ya da havlu ile kendi ellerinizi de koruyun. Ciltte kızarıklıklar ve yanık belirtileri varsa hemen bir doktora başvurulmalı, eğer çocuğun solunum güçlüğü çektiğini farkediyorsanız derhal doktora gidilmelidir. Zehirlenme Yiyecek olmayan her madde bebek ve çocuk için potansiyel bir zehirdir. Zehirlenmenin en sık görülen belirtileri; uyuklama, huzursuzluk, kusma, ishal, hızlı soluma, terleme, aşırı salya, titremedir. Çocuğun zehirleyici madde içtiğinden eminseniz, kendi başınıza tedavi etmeye çalışmayınız. Çocuğun kusması için kesinlikle zorlamayın. Bazı zehirli maddeler yakıcı olduğundan, kusarken de boğazın tekrar yanmasına sebep olabilirler. Bu durumda en yakın hastaneye gitmek ve bir doktora başvurmak gereklidir. Çocuğun ne kadar yutmuş olabileceği doktora söylenmeli ve içilen maddenin kabı, etiketi mutlaka doktora gösterilmelidir. Isırıklar Böcek ısırıklarında, özellikle arı sokmalarında bölgeyi hareket ettirmeyin. Sokulan yeri yıkayın ve üzerine buz koyun. Küt bir bıçak ucu ya da kredi kartı gibi bir malzemenin kenarı ile iğneyi çıkarmaya çalışın. Tırnak ya da cımbızla yakalamaya çalışmak zehrin daha çok içeri sızmasına neden olabilir. Eğe çıkaramıyorsanız, şişme ve ağrı devam ediyorsa doktora başvurulmalıdır. Ayrıca, herhangibir böcek sokmasından sonra aşırı ağrı ve şişme, nefes darlığı gibi aşırı duyarlılık belirtileri varsa acil olarak en yakın sağlık kuruluşuna gidilmelidir. Akrep sokmasında ise, çocuğu hareket ettirmeyiniz. Akrep, kuyruğundaki iğnesini sokarak zehrini vücuda verir. Zehir, sinir sistemine ve kalbe zararlı etki yapar. Çocuklarda ölüme yol açabilir. Sokulan yerde ağrı, yanma ve uyuşukluk olur. Ayrıca, tükürük bezlerinde fazla salgı, baş ağrısı, kaslarda kasılma, idrar kaçırma görülür. Sokulan yerin yukarısı eşarp ya da mendille sıkılmalı ve derhal doktora gidilmelidir. Hayvan ısırıklarında, yarayı yumuşak bir şekilde sabun ve bol su ile yıkayın. Antiseptik veya başka bir solusyon uygulamayın. Steril bir bandajla kanamayı kontrol altına alın. Kuduz olup olmadığına dair, hayvanı inceleme için kontrol altında tutmaya çalışın. Mutlaka bir doktora başvurun.
|
|
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
5/10/2008 - şehitlerimize ağlayalımm dua edelim
Olur ya bir çatışmada ölürsem, Arkamdan yas tutmayın. Bırakın toprağımda rahat içinde yatayım. Bedenimden komandomu çıkarmayın, Onlar benim kefenim olacak. Başımdan mavi beremi çıkarmayın, O benim şanım, şerefim, olacak. Ayağımdan botlarımı çıkarmayın, Onlar nice yollar aşacak. Şehit olursam sırat köprüsünden geçecek. Elimden tüfeğimi almayın, O benim mezarıma sembol olacak. Yaramın kanını silmeyin, Ahiret'te hesabı sorulacak. Göğsümden kör kurşunu çıkarmayın, O benim madalyam olacak.  Bilemem ben, Onu bunu bilemem Askerlerimiz şehit ölürken, Ben içimden gülemem. Devlet oğul, mürvet oğul, Fidan oğul, toy oğul, Anam dedin, babam dedin, Atam dedin bayrağa, Hem al bayrak oldun işte, hem de bayrakta al oğul....
|
|
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
30/8/2008 - 30 Ağustos Zafer Bayramı Kutlu Olsun

30 Ağustos Zafer Bayramı
Türk tarihi zaferlerle doludur. Ama 30 Ağustos 1922’de zaferle sonuçlanan Dumlupınar Savaşı, Türk ulusunun yeniden dirilişidir.
Malazgirt Savaşı’yla (1071) 26 Ağustos’ta Anadolu’nun Türklere kapıların açan kahraman ordumuz; Başkomutanlık Meydan Muharebesi’yle de Anadolu topraklarının Türk Vatanı" olduğunu önünde durulmaz bir iradeyle düşmana ispatlamıştır. Ve yine ulusumuzun iradesiyle Cumhuriyet kurulmuştur. Atatürk, ünlü "Nutuk"unda Kurtuluş Savaşı’nı anlatır. Her Türk yurttaşının okuması gereken Nutuk (Söylev)’da Atatürk savaşa nasıl hazırlandığımızı da anlatmaktadır.
O’ndan öğrendiğimize göre: Başkomutan Gazi Mustafa Kemal Paşa, Batı Cephesi Komutanı ve İnönü Savaşları kahramanı İsmet Paşa ve Genelkurmay Başkanı Fevzi Çakmak Paşa büyük bir gizlilik içinde taarruz planlarını hazırlarlar.
1922 Ağustos ayında Türk Ordusu taarruza geçmek için, Kurmay heyeti’nce karar verilir. Mustafa Kemal, İsmet Bey, Fevzi Çakmak ve diğer paşalar ile kurmaylar; savaşı yönetmek üzere Kocatepe’ye gelirler.
26 Ağustos sabah, saat 05.30’da Türk topçu birlikleri Afyon’un güneyinden düşman siperlerini ateşle vurmaya başlar. Ardından piyadeler hücuma geçerler. Planlandığı gibi Büyük Taarruz devam eder ve düşman gerilemeye başlar, bozguna uğrayarak ikiye ayrılır.
30 Ağustos’a kadar düşman ordusu çembere alınır. 30 Ağustos sabahı, 1. Ordu ve avcı hatlarını ile 4. Kolordu’yu denetleyen Başkomutan Mustafa Kemal Paşa; saat 14.00’da Aslıhanlar yakınındaki "Komuta Karargâhından taarruz emrini verir. Dumlupanır’da ordumuz düşmana son darbeyi vurur. Düşman askerleri kaçmaya başlar. Mustafa Kemal Paşa; kaçan düşman askerlerini kovalamak için, "Ordular, ilk hedefiniz Akdeniz’dir. İleri!" komutunu verir. Yunan Başkomutanı General Tikopıs dâhil çok sayıda esir alınır.
Şahlanan Türk Ordusu düşman güçlerini İzmir’e kadar kovalar. 9 Eylül 1922 günü Türk Ordusu İzmir’e girer. Batı Anadolu’yu yakan yıkan düşman kuvvetleri canlarını zor kurtararak, geldikleri gibi gemilere binerek giderler.
30 Ağustos 1922 tarihi, Türk ulusunu esir etmek isteyen emperyalist güçlere karşı; kadınıyla çocuğuyla, ordusuyla topyekûn verdiği bir savaşın ve ulusal benliğini kurtardığı ve Zafer Destanı’nın yazıldığı gündür.
Bu mutlu günde, zaferi bize yaşatan Atatürk ve silah arkadaşları ile kahraman Türk Ordusu’na şükran ve minnetlerimizi sunarken, ulusumuza da Zafer Bayramı kutlu olsun...
|
|
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
16/6/2008 - babişimeeee
babamın ilk babalar günü hep beraber daha çok babalar günü kutlayalım canım babam ....
|
kalbi sevgi dolu, sevecen,cömert,kibar,kucağı sıcak,anlayışlı ,şefkatli
bu vasıfların tümünü taşıyan tek erkek:
ben ona baba diye sesleniyorum.....
benim için dünyadaki en özel erkek
CANIM BABAM babalar günün KUTLU OLSUN......
|
|
|
|
oğluşumun adına annesi...
|
|
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
9/5/2008 - anneler günümüz kutlu olsun


BIR GUNUMDE DEGIL HER GUNUMDESIN. HER GUN HER SANIYE BENIMLESIN. HER ZAMAN BANA DESTEK OLDUN. SEN BENIM ICIN COK OZELSIN. ANNELER GUNUN KUTLU OLSUN.
|
|
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
12/3/2008 - İSTİKLAL MARŞI

|
İstiklâl Marşı, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin Milli marşıdır. Marşın sözlerini Mehmet Akif ERSOY yazmış, bestesini Zeki ÜNGÖR yapmıştır.
Türk Kurtuluş Savaşı'nın en çetin döneminde, bir millî marşa duyulan gereksinmeyi göz önüne alan Milli Eğitim Bakanlığı, 1921yılında bunun için bir şiir yarışması düzenledi. Yarışmaya 724 şiir gönderildi. Kazanacak şiire para ödülü konduğu için başlangıçta Mehmet Akif katılmak istemedi. Ama millî eğitim bakanı Hamdullah Suphi'nin (TANRIÖVER) ısrarı üzerine, ödülsüz olmak şartıyla o da şiirini gönderdi.
Yapılan seçim sonunda, Mehmet Akif'in 20 Şubat 1921'de yazdığı "Kahraman Ordumuza" sungusunu taşıyan şiiri 12 Mart 1921 günü büyük çoğunlukla TBMM'nce İstiklâl Marşı kabul edildi. Aynı yıl bir de beste yarışması açıldı, ama kesin bir sonuç alınamadı. Bunun üzerine Millî Eğitim Bakanlığı'nca Ali Rıfat ÇAĞATAY’ın (1867–1935) bestesi uygun görülerek okullara duyuruldu. 1924'ten 1930'a kadar marş bu beste ile çalındı. O yıl bunun yerini, Cumhurbaşkanlığı Orkestrası şefi Zeki ÜNGÖR'ün 1922'de hazırladığı bugünkü beste aldı.
Mehmet Akif Ersoy, İstiklâl Marşı'nda, Kurtuluş Savaşı'nın kazanılacağına olan inancını, Türk askerinin yürekliliğine ve özverisine güvenini, Türk ulusunun bağımsızlığa, hakka, yurduna ve dinine bağlılığını dile getirir. Şiirin bütünü, dörtlükler halinde yazılmış kırk bir dizedir. Sonuncu bölük beş dize.
|
İstiklal Marşı
Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak; Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak. O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak; O benimdir, o benim milletimindir ancak.
Çatma, kurban olayım, çehreni ey nazlı hilâl! Kahraman ırkıma bir gül! Ne bu şiddet, bu celâl? Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helâl... Hakkıdır, Hakk’a tapan, milletimin istiklâl!
Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım. Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım! Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner, aşarım. Yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım.
Garbın afakını sarmışsa çelik zırhlı duvar, Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddım var. Ulusun, korkma! Nasıl böyle bir imanı boğar, “Medeniyet!” dediğin tek dişi kalmış canavar?
Arkadaş! Yurduma alçakları uğratma, sakın. Siper et gövdeni, dursun bu hayâsızca akın. Doğacaktır sana va’dettiği günler Hakk’ın... Kim bilir, belki yarın, belki yarından da yakın.
Bastığın yerleri “toprak!” diyerek geçme, tanı: Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı. Sen şehit oğlusun, incitme, yazıktır, atanı: Verme, dünyaları alsan da, bu cennet vatanı.
Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda? Şüheda fışkıracak toprağı sıksan, şüheda! Canı, cananı, bütün varımı alsın da Huda, Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüda.
Ruhumun senden, İlâhî, şudur ancak emeli: Değmesin mabedimin göğsüne namahrem eli. Bu ezanlar ki şahadetleri dinin temeli- Ebedî yurdumun üstünde benim inlemeli.
O zaman vecd ile bin secde eder-varsa-taşım, Her cerihamdan, ilâhî, boşanıp kanlı yaşım, Fışkırır ruh-ı mücerret gibi yerden naşım; O zaman yükselerek arşa değer belki başım.
Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilâl! Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helâl. Ebediyen sana yok, ırkıma yok izmihlâl: Hakkıdır, hür yaşamış, bayrağımın hürriyet; Hakkıdır, Hakk’a tapan, milletimin istiklâl
Mehmet Akif ERSOY | |
Mehmet Akif Ersoy'un hayatı çin buraya tıklayınız
Mehmet Akif Ersoy Şiirleri için buraya tıklayınız
|
|
Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
13/2/2008 - EŞİMEEE
 Bütün mevsimleri bir günde, bütün yılları bir mevsimde yaşamaya razıyım seninle... Daha nice sevgililer gününü beraber geçirmek dileğiyle..
|
|
Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
|
|